Sabancı Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi tarafından düzenlenen 8.Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nda Doğa Koleji Drama ve Tiyatro bölümü “O Çocuğun Yerinde Olsaydım” adlı drama ve tiyatro projesini sundu. 1097 başvuru içinden 71 sözlü sunuşun kabul edildiği konferansta doğrudan drama ve tiyatro alanıyla ilgili tek sözlü sunuş projesi “O Çocuğun Yerinde Olsaydım” idi. Doğa Koleji Drama ve Tiyatro Bölüm Başkanı Bülent Sezgin ve Atakent Doğa Koleji Drama Eğitmeni Çiğdem Kır’ın birlikte sunduğu projeye ilgi yoğundu. 50 kişinin katılım gösterdiği sözlü sunuşta, ortaokul öğrencileriyle insan hakları haftasında üretilmiş bir drama ve tiyatro projesinin sunumu yapıldı. Sunum başlıkları aşağıdaki şekilde gerçekleşti. Ancak sunum sırasında öğretmenlerin insan hakları ve ötekileştirme kavramını kavrayabilmesi için uygulamalı iki çalışma yapıldı. İlk çalışma toplumsal hiyerarşiyi tartışmak amaçlı bir forum tiyatro uygulaması idi, katılımcılar kura ile mesleklerini seçtiler, seçilen meslekleri sıraladılar. Sıralama biçimi üzerinden politik ve eğitsel tartışmalar yapıldı. İkinci olarak, Bertolt Brecht’in Kafkas Tebeşir Dairesi adlı oyunun Dava sahnesi okuma tiyatrosu şeklinde öğretmenler ile birlikte sergilendi.
23 Nisan 2011 Cumartesi
Beş Yaşında Bir Çocuk İstiklal Marşı Dramatizasyonu Yapmalı mı?
Olmaz olmaz demeyin, Türkiye’de birçok şey oluyor. Yazıya bu çarpıcı başlığı koymamın nedenini yazıyı sonuna kadar okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız. 1-2 Nisan tarihlerinde Nevşehir’de Anne Çocuk Eğitim Vakfı’nın (AÇEV’in) düzenlediği Okul Öncesi Çalıştayları Programı’nda Ceren Okur ile birlikte eğitimci olarak görev yaptım. AÇEV’in davetlisi olarak gittiğimiz çalıştaydaki görevimiz okul öncesi öğretmenlerine drama ve tiyatro konusunda uygulamalı eğitim vermekti.
20 Şubat 2011 Pazar
Üniversite Tiyatroları Örgütlenme Gündemi ve Oyun-Drama ve Tiyatro Atölyesi
İstanbul’daki tiyatro grupları bir süreden beri örgütlenme gündemiyle meşgul. Bilindiği üzere Türkiye Tiyatrolar Birliği (TTB) içinde yaşanan ilkesel tartışmalar sonrasında İstanbul’daki grupların birçoğu TTB’den ayrılmayı tercih etmişti. Şu günlerde yeni bir oluşumun nasıl kurulabileceği üzerine bir tartışma süreci hâlihazırda devam ediyor. Tiyatro toplulukları Sahne İstanbul’da Dayanışma ve Örgütlenmeyi Tartışıyor inisiyatifi http://www.sahneistanbul.blogspot.com adıyla bir internet portali açtı. Önümüzdeki dönemde örgütlenmeyi bir ihtiyaç olarak gören tiyatro topluluklarıyla hem söyleşiler yapılacak, bu konuda kapsamlı bir liste oluşturuldu ve işbölümü yapıldı. Örgütlenme gündemini teorik ve uygulamaya dönük atölye çalışmaları ile birlikte götürmeyi planlıyoruz. Gerçek anlamda alternatifliğin sadece hamasetle değil alternatif sanatsal bir vizyonla ve üretimlerle gerçekleşeceğini düşünüyoruz.
29 Ocak 2011 Cumartesi
Tanzimat Döneminde Tiyatro Sanatının Gelişimi Üzerine Bir İnceleme
Bu araştırma ödevinde asıl olarak, Tanzimat döneminde tiyatronun gelişimi ve dramatik oyun yazarlığı hakkında Doç. Dr Beliz Güçbilmez’in seminer dersi kapsamında yaptığım okumalardan yola çıkarak kısa bir inceleme yapmak istiyorum. Yazıyı oluştururken döneme dair önemli bulduklarımı kendi cümlelerimle not aldım ve 4 oyun yazarına dair metin okuma çalışması yürüttüm. Toplumsal arkaplanın dram sanatı üzerinde belirleyici rolüne inandığım için, ilk olarak Tanzimat dönemi siyasi ve ekonomik koşullarına ve dönemin sanatsal atmosferine dair bazı tartışmaları aktarmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Yazının devamını okumak için tıklayınız: http://mimesis-dergi.org/2011/01/tanzimat-doneminde-tiyatro-sanatinin-gelisimi/
11 Kasım 2010 Perşembe
Tören, Çocuk ve Tiyatro
Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencileriyle oyun-drama ve tiyatro hakkında okumalar yapıyoruz. Geçen hafta 40’a yakın öğrenciyle tartıştığımız makale, Doç Dr Tülin Sağlam’ın “Dramatik Eğitim: Amaç Mı? Araç Mı?” adlı yazısıydı. Drama metodunun çocuklarla ilgili pozisyonuna dair Peter Slade ve Dorothy Heathcote’un yaklaşımlarını oldukça güzel inceleyen makaleyi Türkiye bağlamında tartışmak istedik. Bu tartışma sırasında tüm öğrenciler çocukluk anılarından bahsetmeye başladı. Neredeyse herkesin anaokulu ve ilköğretim çağında katıldığı bir törene dair anısı vardı. Kimisi bir törende zorla ezberlediği cümleleri unutup seyirciye “rezil” olduğunu hatırlıyor, kimisi bugünden baktığımızda ezberlediği cümlelerin anlamını bilmediğini söylüyor, kimisi de cetvel zoruyla yaptırılan tören provalarını hatırlıyordu. Kimisi de ezberi güçlü olduğu için törenlerde en çok rol alan kişi olmakla övünüyordu. Tüm bu sohbetlerimiz sonrasında bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.
2 Kasım 2010 Salı
Antropoloji ve Tiyatro İlişkisi
Bu inceleme yazısında temel olarak Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü öğretim görevlisi Sayın Doç Dr. Tülin Sağlam’ın verdiği Tiyatro Antropolojisi dersinde yaptığım okumalardan yola çıkarak bir inceleme yapmaya çalıştım.
Tiyatronun antropoloji ile olan ilişkisini tartışabilmek için ilk olarak belirli kavramlar üzerinde durmak gereklidir. Yazıda temel olarak tiyatronun hangi yönleriyle antropolojinin ilgi alanına girdiğini özetlemeye çalışacağım. 3 ana başlık etrafında kavramsal tartışmalar yapılabilir. Bu başlıkları detaylı bir şekilde değil, tiyatro-antropoloji ilişkisine dair başlangıç düzeyinde bir kavramsallaştırma çalışması olarak değerlendireceğim.
- Tiyatronun kökeni ve tanımı itibariyle antropolojiyle olan ilişkisi
- Tiyatronun ritüelle olan ilişkisi bağlamında antropolojiyle ilişkisi
- Bedenin edimselliği bağlamında tiyatro-antropoloji ilişkisi
18 Eylül 2010 Cumartesi
Okullar Açılıyor- Peki ya tiyatro ve drama eğitimi?
20 Eylül Pazartesi günü Türkiye’de yaklaşık 15 milyon ilköğretim ve lise öğrencisi, 600 bin öğretmen ders başı yapacak. Avrupa’daki birçok ülkenin nüfusundan fazla sayıda öğrenci ve öğretmene sahibiz. 2,5 milyona yakın üniversite öğrencisini de düşündüğümüzde, nüfusun neredeyse üçte biri öğrencilerden oluşuyor. Türkiye “ülkeler” büyüklüğündeki genç nüfusuna rağmen, ironik bir şekilde eğitim konusundaki parametrelerde en son sıralarda gelen ülkelerden birisi. Eğitime ayrılan kaynak, eğitimin niteliği, Kürt halkının anadilde eğitim sorunu ve eğitim politikaları bağlamında ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Peki, tiyatro ve drama eğitimi söz konusu olduğunda acaba ne gibi sorunlarla karşı karşıyayız? Bugünkü yazımda bu meseleye dair önemli bulduğum bazı başlıklar üzerinde durmak istiyorum.
8 Eylül 2010 Çarşamba
John Somers ile İnteraktif Tiyatro: Program Yapılandırma Atölyesi
Bugünkü yazımda 3 Eylül ve 4 Eylül tarihlerinde Çağdaş Drama Derneği İstanbul Şubesi tarafından Kadir Has Üniversitesinde düzenlenen, 17. Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Semineri ve Kongresi kapsamında katıldığım bir atölye çalışmasına dair gözlem ve yorumlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
1 Ağustos 2010 Pazar
Mimesis Çocuk/Gençlik Tiyatrosu/Drama Bölümü-Kavramlar
Mimesis Çocuk/Gençlik Tiyatrosu/Drama Bölümü-Kavramlar
Mimesis Sahne Sanatları Portali’nde Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu bölümünde Ceren Arzu Okur ile birlikte sürdürdüğümüz editörlük faaliyetleri sırasında kavramsal bazı konularda netleşmeler yaşanması gerektiğini düşündüğüm için bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Bölüm editörleri olarak yaptığımız toplantıda adı Çocuk/Gençlik Tiyatrosu olan bölümün adını Çocuk/Gençlik Tiyatrosu/Drama olarak değiştirme ve Çocukların ve Gençlerin Tiyatrosu konseptini de sistemli bir şekilde işin içine dahil etmeye karar verdik.
Türkiye’de çocuk ve gençlik tiyatrosu, yaratıcı drama ve eğitimde drama alanında temel konularda kavramsal kargaşa yaşandığı herkes tarafından gözlemlenebilecek bir durumdur. Bunun iki nedeni olduğunu düşünüyorum. Birincisi entelektüel perspektif eksikliği ve temel metinlerin Türkçe’ye çevrilmemiş olmasıdır. İkincisi ise, Ankara merkezli gelişen drama alanındaki kuramcı ve uygulamacıların “tiyatroya rağmen yaratıcı/eğitimde drama” söylemidir.
1 Temmuz 2010 Perşembe
Tiyatro Yarışmaları Kaldırılıyor mu?
MEB Talim Terbiye Kurulu Konuyu Görüşüyor!
MEB Talim Terbiye Kurulu Mevzuatı Geliştirme ve Şube Müdürü Adnan Sığın ile bugün telefonla görüşüldü. Adnan Sığın, Yarış(ma) Yarıştır(ma) kampanyasının sözcüleri tarafından iletilen somut taleplerin değerlendirildiğini, yaz ayı nedeniyle sürecin yavaş işlediğini ancak genel mantık olarak tiyatronun yarışma formatından çıkarılması konusunda komisyonda uzlaşı olduğunu bildirmiştir. Ancak iki üç ay daha beklenmesi gerektiğini ve olası bir tüzük değişikliği için zamana ihtiyaç olduğunu belirtmiştir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

