29 Ocak 2011 Cumartesi

Tanzimat Döneminde Tiyatro Sanatının Gelişimi Üzerine Bir İnceleme

Bu araştırma ödevinde asıl olarak, Tanzimat döneminde tiyatronun gelişimi ve dramatik oyun yazarlığı hakkında Doç. Dr Beliz Güçbilmez’in seminer dersi kapsamında yaptığım okumalardan yola çıkarak kısa bir inceleme yapmak istiyorum. Yazıyı oluştururken döneme dair önemli bulduklarımı kendi cümlelerimle not aldım ve 4 oyun yazarına dair metin okuma çalışması yürüttüm. Toplumsal arkaplanın dram sanatı üzerinde belirleyici rolüne inandığım için, ilk olarak Tanzimat dönemi siyasi ve ekonomik koşullarına ve dönemin sanatsal atmosferine dair bazı tartışmaları aktarmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Yazının devamını okumak için tıklayınız: http://mimesis-dergi.org/2011/01/tanzimat-doneminde-tiyatro-sanatinin-gelisimi/ 

11 Kasım 2010 Perşembe

Tören, Çocuk ve Tiyatro

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencileriyle oyun-drama ve tiyatro hakkında okumalar yapıyoruz. Geçen hafta 40’a yakın öğrenciyle tartıştığımız makale, Doç Dr Tülin Sağlam’ın “Dramatik Eğitim: Amaç Mı? Araç Mı?” adlı yazısıydı. Drama metodunun çocuklarla ilgili pozisyonuna dair Peter Slade ve Dorothy Heathcote’un yaklaşımlarını oldukça güzel inceleyen makaleyi Türkiye bağlamında tartışmak istedik. Bu tartışma sırasında tüm öğrenciler çocukluk anılarından bahsetmeye başladı. Neredeyse herkesin anaokulu ve ilköğretim çağında katıldığı bir törene dair anısı vardı. Kimisi bir törende zorla ezberlediği cümleleri unutup seyirciye “rezil” olduğunu hatırlıyor, kimisi bugünden baktığımızda ezberlediği cümlelerin anlamını bilmediğini söylüyor, kimisi de cetvel zoruyla yaptırılan tören provalarını hatırlıyordu. Kimisi de ezberi güçlü olduğu için törenlerde en çok rol alan kişi olmakla övünüyordu. Tüm bu sohbetlerimiz sonrasında bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.

2 Kasım 2010 Salı

Antropoloji ve Tiyatro İlişkisi

Bu inceleme yazısında temel olarak Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü öğretim görevlisi Sayın Doç Dr. Tülin Sağlam’ın verdiği Tiyatro Antropolojisi dersinde yaptığım okumalardan yola çıkarak bir inceleme yapmaya çalıştım. 

Tiyatronun antropoloji ile olan ilişkisini tartışabilmek için ilk olarak belirli kavramlar üzerinde durmak gereklidir. Yazıda temel olarak tiyatronun hangi yönleriyle antropolojinin ilgi alanına girdiğini özetlemeye çalışacağım. 3 ana başlık etrafında kavramsal tartışmalar yapılabilir. Bu başlıkları detaylı bir şekilde değil, tiyatro-antropoloji ilişkisine dair başlangıç düzeyinde bir kavramsallaştırma çalışması olarak değerlendireceğim.
  1. Tiyatronun kökeni ve tanımı itibariyle antropolojiyle olan ilişkisi
  2. Tiyatronun ritüelle olan ilişkisi bağlamında antropolojiyle ilişkisi
  3. Bedenin edimselliği bağlamında tiyatro-antropoloji ilişkisi

18 Eylül 2010 Cumartesi

Okullar Açılıyor- Peki ya tiyatro ve drama eğitimi?

20 Eylül Pazartesi günü Türkiye’de yaklaşık 15 milyon ilköğretim ve lise öğrencisi, 600 bin öğretmen ders başı yapacak. Avrupa’daki birçok ülkenin nüfusundan fazla sayıda öğrenci ve öğretmene sahibiz. 2,5 milyona yakın üniversite öğrencisini de düşündüğümüzde, nüfusun neredeyse üçte biri öğrencilerden oluşuyor. Türkiye “ülkeler” büyüklüğündeki genç nüfusuna rağmen, ironik bir şekilde eğitim konusundaki parametrelerde en son sıralarda gelen ülkelerden birisi. Eğitime ayrılan kaynak, eğitimin niteliği, Kürt halkının anadilde eğitim sorunu ve eğitim politikaları bağlamında ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Peki, tiyatro ve drama eğitimi söz konusu olduğunda acaba ne gibi sorunlarla karşı karşıyayız? Bugünkü yazımda bu meseleye dair önemli bulduğum bazı başlıklar üzerinde durmak istiyorum.

8 Eylül 2010 Çarşamba

John Somers ile İnteraktif Tiyatro: Program Yapılandırma Atölyesi


Bugünkü yazımda 3 Eylül ve 4 Eylül tarihlerinde Çağdaş Drama Derneği İstanbul Şubesi tarafından Kadir Has Üniversitesinde düzenlenen, 17. Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Semineri ve Kongresi kapsamında katıldığım bir atölye çalışmasına dair gözlem ve yorumlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. 





1 Ağustos 2010 Pazar

Mimesis Çocuk/Gençlik Tiyatrosu/Drama Bölümü-Kavramlar

Mimesis Çocuk/Gençlik Tiyatrosu/Drama Bölümü-Kavramlar

Mimesis Sahne Sanatları Portali’nde Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu bölümünde Ceren Arzu Okur ile birlikte sürdürdüğümüz editörlük faaliyetleri sırasında kavramsal bazı konularda netleşmeler yaşanması gerektiğini düşündüğüm için bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Bölüm editörleri olarak yaptığımız toplantıda adı Çocuk/Gençlik Tiyatrosu olan bölümün adını Çocuk/Gençlik Tiyatrosu/Drama olarak değiştirme ve Çocukların ve Gençlerin Tiyatrosu konseptini de sistemli bir şekilde işin içine dahil etmeye karar verdik.

Türkiye’de çocuk ve gençlik tiyatrosu, yaratıcı drama ve eğitimde drama alanında temel konularda kavramsal kargaşa yaşandığı herkes tarafından gözlemlenebilecek bir durumdur. Bunun iki nedeni olduğunu düşünüyorum. Birincisi entelektüel perspektif eksikliği ve temel metinlerin Türkçe’ye çevrilmemiş olmasıdır. İkincisi ise, Ankara merkezli gelişen drama alanındaki kuramcı ve uygulamacıların “tiyatroya rağmen yaratıcı/eğitimde drama” söylemidir.

1 Temmuz 2010 Perşembe

Tiyatro Yarışmaları Kaldırılıyor mu?

MEB Talim Terbiye Kurulu Konuyu Görüşüyor!

MEB Talim Terbiye Kurulu Mevzuatı Geliştirme ve Şube Müdürü Adnan Sığın ile bugün telefonla görüşüldü. Adnan Sığın, Yarış(ma) Yarıştır(ma) kampanyasının sözcüleri tarafından iletilen somut taleplerin değerlendirildiğini, yaz ayı nedeniyle sürecin yavaş işlediğini ancak genel mantık olarak tiyatronun yarışma formatından çıkarılması konusunda komisyonda uzlaşı olduğunu bildirmiştir. Ancak iki üç ay daha beklenmesi gerektiğini ve olası bir tüzük değişikliği için zamana ihtiyaç olduğunu belirtmiştir.

7 Haziran 2010 Pazartesi

Yeraltı’nın Erk(ek)lik Halleri Üzerine

2003 yılından beri çalışmalarını sürdüren Yeraltı grubu ağırlıklı olarak post-avangard Avrupa tiyatrosu ve felsefesinden etkilenen ve toplumsal cinsiyet üzerine odaklanan oyunlar ve atölye çalışmalarıyla alternatif tiyatro bölgesinde varlığını sürdüren gruplardan bir tanesi. Grup üyelerinin bir bölümü sağlık sektöründe çalışanlardan oluşurken, bir bölümü de Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü yazarlık ve kuram bölümü öğrenci ve mezunlarından oluşuyor. Bu noktada Yeraltı öğrenci ve çalışanlardan oluşan karma bir tiyatro grubudur. 


25 Mayıs 2010 Salı

Seyircisi Olan Öğrenci Tiyatrosu Festivalinden Oyun İzlenimleri

1.Uluslararası Doğa Koleji Tiyatro Festivalinde Sahnelenen Oyunlar Hakkında İzlenimler

Bugünkü yazımda “Yarışma Değil Buluşma: 1.Uluslararası Doğa Koleji Tiyatro Festivalinde” oynanan oyunlara dair gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Festival Yakacık Doğa Koleji Tiyatro Kulübü’nün Küresel Isınma Masal Dünyasına Uğradığında adlı oyunu ile açılış yaptı. Özgün oyun metni üretme konusunda deneyim sahibi olmak için zamana ihtiyaç olduğunu hepimiz biliriz. Belirli bir yazarlık tecrübesi kazanmadan yüzde yüz size ait bir oyun yazmak çok kolay değildir. Kendi dertlerimizi sanatsal ve politik anlamda ifade edebilmek için drama ve tiyatro alanında farklı yöntemler söz konusudur.


18 Mayıs 2010 Salı

Seyircisi Olan Uluslararası Öğrenci Tiyatrosu Festivali Deneyimi

Ocak ayından beri rekabetçi festival mantığına karşı sürdürdüğümüz hak mücadelesi, kamuoyunun da yakından takip ettiği üzere YARIŞ(MA) YARIŞTIR(MA) kampanyası olarak gündeminize girmişti. Kampanyanın aktivist boyutunda belli bir aşamaya gelindi. Kampanya sonunda MEB’ına tüzel kişiliği olan kurum ve birey bazında (Doğa Koleji Drama ve Tiyatro Bölümü, Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü, 9 Eylül Üniversitesi’nden Yar. Doç Selda Ergün) nezdinde yasal başvuru yapıldı. Sosyal etkinlikler yönetmeliğinin demokratik bir içeriğe kavuşması için somut önerilerimizi yaptık ve şu anda beklemedeyiz.